Qualcomm bu sabah yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin 6G’yi daha erken, 2028 yazındaki Los Angeles Olimpiyatları’na yetiştirilmesini istediğini açıkladı. Qualcomm’un küresel kamu politikaları ve kamu ilişkilerinden sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Nate Tibbit, Politico’nun düzenlediği 6G odaklı bir etkinlikte konuşurken ABD hükümetinin bu konudaki beklentilerini dile getirdi. Tibbit’e göre hükümet, 6G’nin devreye alınma takvimini yakından izliyor ve sürecin hızlandırılmasına büyük ilgi gösteriyor.
Olimpiyatlar için Qualcomm’dan üç cihaz talep ediliyor
Tibbit ayrıca Trump yönetiminin, 6G’nin 2029 yılına kadar hazır hale gelmesini istediğini ve 2028’de Los Angeles’ta düzenlenecek Yaz Olimpiyatları için Qualcomm’dan en az üç ticari cihaz hazırlamasını talep ettiğini belirtti. Ancak bu hedeflere ulaşmak için hem altyapının hem de gerekli yasal düzenlemelerin zamanında oluşturulması gerekiyor.
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), 6G için IMT-2030 çerçevesine yönelik teknoloji başvurularını 2027’de kabul etmeye başlayacak ve bu süreç 2029’un başına kadar devam edecek. Ardından ITU, hangi teknolojinin IMT-2030 standardı olacağını belirleyecek ve bunun 2030 yılında tamamlanması öngörülüyor. Aynı dönemde 3GPP de ilk 6G standardı olan Release 21 üzerinde çalışıyor. Ancak bu standardın da, IMT-2030 çerçevesinin 2030’da tamamlanmasıyla birlikte netleşmesi bekleniyor. Dolayısıyla, 6G’nin 2028 Olimpiyatları’na yetişmesi pek mümkün görünmüyor.
6G neler sunacak?
Şu anda üzerinde çalışılan 5G-Advanced, tamamen bağımsız (standalone) altyapıya geçişi ve daha yüksek frekans bantlarını kullanarak 10 Gbps seviyesinde indirme hızlarını hedeflerken, 6G’nin gecikmeyi tek haneli milisaniyelere düşürmesi ve terabit seviyesinde veri hızları sunması bekleniyor. Ayrıca yapay zekanın bu yeni nesil ağlarda çok daha büyük bir rol oynaması öngörülüyor.
Bununla birlikte, 6G’nin mevcut 5G-Advanced çekirdek altyapısını mı kullanacağı yoksa tamamen yeni bir sistem mi gerektireceği konusunda sektör içinde görüş ayrılıkları bulunuyor. Qualcomm, daha düşük gecikme ve daha yüksek verimlilik için daha hafif ve yeni bir altyapı gerektiğini savunuyor. Tüm bunlar şimdilik teorik düzeyde. Gerçek uygulamanın nasıl olacağını ve Qualcomm’un bu hedefleri ne ölçüde gerçekleştirebileceğini zaman gösterecek.




