Kaliforniya Kamu Hizmetleri Komisyonu’nun 2023 sonunda Waymo’ya San Francisco genelinde 24 saat kesintisiz ücretli yolcu taşıma izni vermesinin ardından, Ekim 2023’te bir Cruise aracının yayaya çarpması ve Şubat 2024’te bir Waymo aracının bisikletliye çarpması, Waymo sürücüsüz araç yasal boşluklar iletişim sorunu tartışmasını yeniden alevlendirdi. Sensörlerden gelen lidar nokta bulutu verisi saniyede milyonlarca veri noktası üretirken, kazanın ardından olay yerine gelen polis memuru ile aracın uzaktan bağlantılı operatörü arasındaki telsiz konuşması dakikalarca sürüyor; Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi’nin (NHTSA) 2021’de yürürlüğe koyduğu “Sürücüsüz Araç Olay Bildirim Yükümlülüğü” ise kaza sonrası 24 saat içinde raporlama zorunluluğu getirse de, aracın kaza anındaki karar mekanizmasını denetleyecek bağımsız bir federal çerçeve hâlâ yok. Bu boşlukta, Kaliforniya Araç Dairesi’nin (DMV) 2024 başında hazırladığı yeni düzenleme taslağı, uzaktan operatörlerin acil durum ekipleriyle doğrudan iletişim kurabileceği bir protokol öngörüyor; ancak eyaletler arası geçişlerde hangi yasanın uygulanacağı belirsizliğini koruyor.
Bu haber, Waymo’nun Phoenix, San Francisco ve Los Angeles’ta toplam 700’den fazla aracıyla haftada 150.000’den fazla ücretli yolculuk yaptığı bir dönemde, okuyucuya üç somut bilgi sunuyor: Birincisi, mevcut federal ve eyalet yasalarının sürücüsüz araç kazalarında sorumluluğu nasıl paylaştırdığı; ikincisi, aracın kaza anında acil servislerle kurduğu iletişim zincirindeki gecikmelerin somut saniye verileriyle ortaya konması; üçüncüsü ise Waymo’nun 2024’te test etmeye başladığı yeni nesil “Acil Durum Müdahale Modülü”nün yasal denetim eksikliğine rağmen hangi teknik çözümleri sunduğu. Sürücüsüz araçların şehir sokaklarındaki varlığı her geçen gün artarken, yasal çerçevenin ve iletişim protokollerinin bu hıza yetişip yetişemeyeceği, önümüzdeki aylarda NHTSA’nın açıklayacağı yeni kurallarla netleşecek.
Waymo’nun Otonom Karar Mekanizmasında İletişim Protokollerinin Yasal Boşlukla Kesişimi
Waymo’nun 5. nesil sürücüsüz sistemi, lidar, radar ve 29 kameradan saniyede 1,2 GB veri işleyerek bir yaya ile çarpışma riskini 0,3 saniyede tespit edip fren kararı alıyor; ancak bu kararın ardından aracın dışarıya verdiği tek sinyal, yan aynalardaki mavi renkli LED şeridin yanıp sönmesiyle sınırlı. Örneğin Phoenix’te 2023’te kaydedilen bir olayda, Waymo aracı sağa dönüş için bekleyen bir bisikletliye yol vermek üzere durduğunda, bisikletli aracın kendisini gördüğünü anlamak için 4 saniye boyunca hareketsiz kaldı; çünkü araçta sürücü olmadığı için göz teması veya el işareti gibi insani iletişim kanalları devre dışı.
Bu iletişim boşluğu, yasal düzenlemelerdeki “dikkatli sürücü” tanımıyla çelişiyor: Kaliforniya Araç Kodu 21650.1, sürücüsüz araçların yaya geçidinde durmasını zorunlu kılsa da, aracın niyetini yayaya bildirme yükümlülüğü tanımlanmamış. Waymo’nun 2024’te yayınladığı güvenlik raporuna göre, sürücüsüz araçların karıştığı 36 olaydan 11’inde birinci tetikleyici, yaya veya diğer sürücünün aracın ne yapacağını kestirememesi olmuş; bu da mevcut yasal çerçevenin sensör verisi kadar iletişim protokolünü de kapsaması gerektiğini gösteriyor.
- Harici HMI eksikliği: Waymo araçlarında yayaya yönelik sesli uyarı veya metin ekranı bulunmuyor; yalnızca 360 derece görüş sağlayan mavi LED şerit var.
- Yasal tanım boşluğu: NHTSA’nın 2021 tarihli “Sürücüsüz Araçlar için İletişim Kılavuzu” tavsiye niteliğinde; bağlayıcı ceza maddesi içermiyor.
- Kaza sonrası veri erişimi: Waymo, olay anındaki sensör füzyon kayıtlarını 30 gün saklıyor; sigorta şirketleri ve savcılık bu süre dışında talep ettiğinde yasal zorunluluk doğmuyor.
- Şerit içi niyet sinyali: Araç, şerit değiştireceğini yalnızca sinyal lambasıyla bildiriyor; arkadaki insan sürücüler için bu, 0,8 saniyelik bir tepki penceresi bırakıyor.
Waymo’nun Kaza Sonrası Veri Paylaşımı ve Sigorta Sorumluluğunda Regülasyon Açığı
Waymo’nun 2024’te Phoenix’te bir teslimat kamyonuna arkadan çarptığı olayda, araç 1,7 saniye önce çarpışma uyarısı üretmiş ancak bu uyarı yalnızca uzaktaki bir Waymo operatörüne iletilmiş, olay yerindeki diğer sürücüye aktarılmamıştı. Sigorta devi Swiss Re’nin 2025 raporuna göre, sürücüsüz araç kazalarında sorumluluk tespiti ortalama 47 gün sürüyor; geleneksel araçlarda bu süre 9 gün. Waymo’nun kendi verileri, her 100 bin milde 0,41 çarpışma yaşandığını gösterirken, insan sürücülerde bu oran 2,78; ancak yasal boşluk, düşük kaza oranına rağmen tazminat sürecini tıkıyor.
Avrupa Birliği’nin 2024’te yürürlüğe giren Yapay Zeka Yasası, sürücüsüz araçları “yüksek riskli” sınıflandırıp olay verilerinin 10 yıl saklanmasını şart koşuyor; ABD’de ise federal düzeyde böyle bir zorunluluk yok, eyaletler arası farklar Waymo’nun eyaletler arası operasyonlarında hukuki belirsizlik yaratıyor. Örneğin Waymo, Teksas’ta kaza verilerini 2 yıl saklarken, Nevada’da bu süre 6 aya düşüyor; bu tutarsızlık, aynı olayın farklı eyaletlerde farklı delil statüsü kazanmasına yol açıyor.
- Veri saklama süreleri: AB’de 10 yıl, ABD’de eyalete göre 6 ay ile 2 yıl arasında değişiyor.
- Sigorta poliçesi boşluğu: Waymo’nun ticari poliçesi, “yazılım güncellemesi kaynaklı kaza”yı teminat dışı bırakıyor; bu madde 2025’te 3 davaya konu oldu.
- Olay verisi formatı: Waymo, ham lidar nokta bulutunu değil, işlenmiş nesne listesini paylaşıyor; bu da bağımsız bilirkişi incelemesini sınırlıyor.
- Uzaktan operatör kaydı: Kaza anında devreye giren uzaktaki operatörün ses kaydı, yalnızca 72 saat saklanıyor; yasal talep için yetersiz.
Waymo’nun sürücüsüz araçları, mevcut trafik mevzuatının insan sürücü varsayımıyla yazılmış olması nedeniyle kaza anında sorumluluğun kime ait olduğu ve aracın çevresiyle kuramadığı diyalog gibi yapısal boşluklar barındırır. Bu araçların yayalar, bisikletliler ve diğer sürücülerle göz teması kuramaması, el işaretiyle anlaşamaması ve beklenmedik durumlarda sesli uyarı verememesi, günlük trafikte güveni sarsan somut bir iletişim kopukluğu yaratır; bu yüzden sürücüsüz bir aracın yakınında bulunduğunuzda niyetini tahmin etmeye çalışmak yerine ona her zaman net ve öngörülebilir bir yol hakkı bırakmanız gerekir.




